Korona Virüsünü Takibe Attık

2 Nisan 2020 - Uğur Durak

2020 yılına girerken, kesin içimizden biri ağır beddua etti. 4 milyarlık yıllık sevimli mavi gezegen sanki sezon finaline doğru gidiyor. Korona virüsünden sonra, uzaylı istilası yaşanırsa kesin “final” yaparız.

Şaka bir tarafa, Korona virüsü, dünya tarihinde ismini altın harflerle hafızalarımıza kazımaya devam ediyor.

Korona Virüsü sürecini sadece bankacılık lisanı ile anlatsak nasıl bir tablo ortaya çıkardı..?

Korona Virüsünü önce “İdari Takibe” attık, şimdi “Yakın İzlemede” çözmeye çalışıyoruz.

Korona virüsü, aralık sonu – ocak başında gündeme geldiğinde bunu Çin’de meydana gelen sıradan bir virüs olarak görmeye çalıştık. TV, radyo, gazeteler ve hatta nevi şahsına münhasır koskoca devlet adamları ve yöneticileri bile göz ardı etti.

Durumun ciddiyeti ortaya çıkınca birçok gelişmiş ülke bu virüse karşı acil olarak “Yakın Takip” uygulamasına geçti. Bence en doğrusunu yaptılar, işin ciddiyetini erken kavrayanlar bu virüsle mücadele konusunda çok daha erken aksiyon aldı. Aksiyon planlarını uygulayanlar ise öne geçti.

“Erken Uyarı Sinyallerini”doğru okuyan, dünya liderleri hemen “off the agenda” veya “urgent call” şeklinde iletişimde kalıp, Korona virüsü için gerekli tüm stratejiyi ortaya çıkartılar.

Birçok ülke “Yakın Takip” mantığı ile olası bir salgın durumunda en az zararla masadan kalkmak için  “forecast” çalışmalarını 2020 sonuna kadar “set” ettiler.

Tüm bunlar yaşanırken, ülkemizde ise Korona virüsü, yakın takibe alınmadan doğrudan “İdari Takibe” atıldı. İdarecilerimiz, durumu “idare” edebilecekleri için idari takipte kalmayı uygun gördüler, yakın izlemeye alıp yüz göz olmaya gerek yok dediler.

Fakat “Covid-19”, nam-ı diğer “Korona” bir geldi, tüm düzeni yerle bir etti.

Gözle görülmeyen o ufacık virüs; tüm dünyanın yeme, içme, gezme, eğlenme, alışveriş, ekonomi, ticaret, savunma, sağlık, eğitim, spor, kredi, borçlanma, ulaşım, yönetim, beslenme, tedarik, müzik, sinema, internet kültürünü yerle bir etti.

Korona virüsü için önceden SWOT Analizi yapan ülkeler şanslı konuma geçti. “Yakın İzleme”ye aldıkları Korona virüsüne göre kendilerini şekillendirenler hemen bu krizi dizginlemeyi başardı.

Bunu yapmayanlarsa son bir ayda Trend Analizi ile durumu çözmeye çalıştılar.

Neden sonra bizim ülkemizde de bu virüs konusunda önlemler alınmaya başlasa da, asıl hatayı en başta yapmıştık. Korona virüsünü “İdari Takibe” almak yerine “Onunla nasıl mücadele ederim?” sorusunu sorarak önceden “Yakın İzlemeye” alsaydık bugün daha etkin bir mücadele sürdürüyor olurduk.

Geç de olsa Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca, “MIS rakamı açıklar gibi” 24 saat geriden de olsa enfekte olanları ve ölenleri bizlere bizzat bildiriyor. Olsun, anlık MIS verisi şeklinde net bilgi alamasak da önümüzdeki günler için olası vaka ve ölümler konusunda forecast yapma şansımız yüksektir.

Korona virüsü sayesinde ülkede kendine çeki düzen veren en önemli sektör bence “bankacılık” sektörüdür. Cebinde akrep olan patronlar, çalışanına teşvik primi gibi para ödemeye başladı. Kurumsal hafızaları olmasa da halk bilinçlendiği için çalışma saatlerini değiştirmek zorunda kaldılar.

Son yıllarda piyasa yapıcı olma konusunda topu kamu bankalarına atanlar, şimdi mevcut kredileri önce ben ötelerim diye kıran kırana rekabete girdiler.

Ülke yönetimi de boş durmadı. Hemen “Verim Toplantısı” gibi Bilim ve Ekonomi Toplantısı yapıp, bu virüsü “İdari Takip” sürecinden çıkartıp, acilen “Yakın Takibe” aldılar.

Yakın takibe almak zorunda kaldılar çünkü “IT” ve “BT” tarafından gelen veriler durumun vahametini ortaya koymaya yetiyordu.

Korona virüsü, özellikle iş yapışşekillerimizi değiştirecek, sonrasında insanı değerlerimize “format” atacak gibi duruyor. Her ne olursa olsun, yaşanan tüm süreçlerden çıkartmamız gereken dersler olduğu kesindir.

Yazı içinde bu virüsü önceden, proaktif bir şekilde önceden görenleri ve önlem alanları “yakın takip” olarak nitelendirdiğimi belirtmek isterim.

Olaylar başladığında ise “bunu çözeriz nasılsa – idare ederiz” şeklinde davrananları “idari takip” olarak nitelendirdim.

Bankacılık, hayat gibidir. Bankacılıkta kullanılan takip süreleri ve terimleri bile pandemi mücadelesinde hayat kurtarır.

Görevinin başında bu zor şartlarda çalışan tüm bankacı dostlarıma selam olsun. Zor işiniz, kolay olsun.

Sağlıklı ve güzel bir hayat dilerim.

Saygılarımla,

Uğur Durak

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2020