Yedi Büyük Günah ve Sosyal Medya Uygulamaları

24 Ekim 2019 - Uğur Durak

Günümüzün en sert ve görünmeyen kelepçesi sosyal medya uygulamaları olarak hayatımızda yerini aldı. Evet, kullandığımız akıl telefonlar aslında her an bizi kontrol eden ve yaşamımızı etki altında tutan birer kelepçedir.

Sosyal medya sayesinde hayatımıza giren ve ne yazık ki her akıllı telefona ilk yüklenen aplikasyonları incelemeye ve günahları eşleştirmeye başlayalım.

(Öncelikle burada bahsedilen günahlar, Hristiyanlık inancı içinde yer alan 7 temel olgu olup, her biri yine bu din içinde belirtilen 7 ayrı şeytana bağlanmıştır.)

Pride: Gurur, Kibir – Lucifer’e atfedilmiştir.

Sosyal Medya temsilcisi: LinkedIn

Greed: Hırs, Açgözlülük – Mammon’a atfedilmiştir.

Sosyal Medya temsilcisi: Instagram

Lust: Şehvet, Cinsellik – Asmodeus’a atfedilmiştir.

Sosyal Medya temsilcisi: Tinder

Envy: Kıskançlık, Haset – Leviathan’a atfedilmiştir.

Sosyal Medya temsilcisi: Facebook

Gluttony: Oburluk – Beelzebub’a atfedilmiştir.

Sosyal Medya temsilcisi: YemekSepeti  (Dünyadaki uygulaması: Ifood )

Wrath: Öfke, Yıkıcılık – Behemoth’a atfedilmiştir.

Sosyal Medya temsilcisi: Twitter

Sloth: Tembellik, Miskinlik – Belphegor’a atfedilmiştir.

Sosyal Medya temsilcisi: Netflix

LinkedIn, Instagram, Tinder, Facebook, Ifood, Twitter ve Netfilx uygulamaları temelde günah amaçlı hazırlanmış olmasa da içimizdeki şeytan mı bunları başka amaçlar için kullanmamıza zorluyor?

Sunulan bunca uygulama mı bizi günaha zorluyor, yoksa yeterince hazmetmediğimiz için mi bunca sorunu ve karmaşayı yaşıyoruz.

Bunca yeni uygulamayı ruhumuz mu kaldırmıyor, yoksa ruh, beden ve kalp arasında versiyon uyuşmazlığı var.

İnsanlık tarihi boyunca en hızlı gelişmeler son 15 yıl içinde yaşandı.

Yaşanan tüm gelişmeler beraberinde birçok sorunu ve karmaşayı da hayatımıza soktu. Sosyal medya kullanımı ve bağımlılığı arttığı için bunun hastanelerde klinikleri kuruldu. Şaka yapmıyorum.

FOMO hastalığı artık hayatımızda yer alıyor. FOMO (Fear of Missing Out) denilen bu hastalık, 'Gelişmeleri Kaçırma Korkusu' olarak bilinmekte. Yani “gündem bağımlılığı” ki sadece ülke veya dünya gündemi değil, arkadaşların gündemi de. İşin en kötü yanı ise, söz konusu hastalığa yakalanan çoğu insanın 'hasta' olduğunu kabul etmemesi.

Günahsız ve hastalıksız “Sosyal Medya” kullanımı için önce kendimize dönmemiz gerekiyor. Hastalığın da, günahların da tedavisi içimizde saklı…

İçimizdeki şeytanları durmadığımız sürece mutlaka yeni günahlarımız olacaktır.

 

Saygılarımla,

Uğur Durak

TÜM HAKLARI SAKLIDIR © 2020